Meme Ameliyatları
Radikal Mastektomi
Modifiye Radikal Mastektomi
Meme Koruyucu Cerrahi
Sentinel Lenf Nodu Biyopsisi
Onkoplastik Meme Ameliyatı
Koltuk Altı (Aksilla) Lenf Nodları Cerrahisi
Silikon İmplant ile Eş Zamanlı Onarım
Meme Küçültme ile Meme Kanseri Ameliyatı
Karından Meme Yapımı - TRAM
Sırttan Meme Yapımı - Latissimus Dorsi (LD) Flep
Meme Görüntüleme Yöntemleri
Meme Kanseri Tedavisi
Meme Kanseri
Meme Biyopsi Yöntemleri
Memenin İyi Huylu Lezyonları
Kişiye Özel Genetik Testler
Meme Ameliyatları
Radikal Mastektomi
Modifiye Radikal Mastektomi
Meme Koruyucu Cerrahi
Sentinel Lenf Nodu Biyopsisi
Onkoplastik Meme Ameliyatı
Koltuk Altı (Aksilla) Lenf Nodları Cerrahisi
Silikon İmplant ile Eş Zamanlı Onarım
Meme Küçültme ile Meme Kanseri Ameliyatı
Karından Meme Yapımı - TRAM
Sırttan Meme Yapımı - Latissimus Dorsi (LD) Flep
Meme Görüntüleme Yöntemleri
Meme Kanseri Tedavisi
Meme Kanseri
Meme Biyopsi Yöntemleri
Memenin İyi Huylu Lezyonları
Kişiye Özel Genetik Testler
Zerdeçal, içeriğindeki kurkumin nedeniyle antioksidan ve antiinflamatuvar özellikleriyle bilinen bir baharattır. Bu nedenle meme sağlığı ile ilişkili konularda da sıkça merak edilir.
Ancak baştan net olmak gerekir: Zerdeçal, meme ağrısını, fibrokistik değişiklikleri veya meme kanserini tedavi etmez. Bu sayfa, zerdeçalın meme ile ilişkili başlıklarda nerede durması gerektiğini ayrı ayrı açıklar.
Zerdeçal (Curcuma longa), mutfakta baharat olarak kullanılır ve sarı rengini kurkuminden alır. Kurkumin, laboratuvar ve deneysel çalışmalarda çeşitli biyolojik mekanizmalar üzerinden araştırılmıştır.
Bu araştırmalar, zerdeçalın bir ilaç veya kanser tedavisi olduğunu göstermez. En doğru yaklaşım, zerdeçalı beslenmenin içinde, ölçülü bir destek olarak konumlandırmaktır.
Meme ağrısı (mastalji), çoğu zaman iyi huylu nedenlerle görülür ve bazen döngüsel (adetle ilişkili) olabilir. Bazı kişilerde stres, uyku düzensizliği, kafein tüketimi, sütyen uyumsuzluğu ve genel inflamatuvar durum ağrı algısını artırabilir.
Zerdeçal, antiinflamatuvar özellikleri nedeniyle teorik olarak genel inflamasyon algısını destekleyebilir; ancak zerdeçalın meme ağrısını geçirdiğini gösteren kesin ve güçlü klinik kanıt yoktur.
Bu nedenle zerdeçal, meme ağrısında bir tedavi değil; en fazla dengeli beslenme içinde destekleyici bir unsur olarak değerlendirilmelidir.
Fibrokistik değişiklikler, memede kist oluşumu, hassasiyet, dolgunluk ve bazen ele gelen düzensizlik hissiyle seyredebilir. Şikâyetler sıklıkla hormonal dalgalanmalara bağlıdır ve dönemsel artıp azalabilir.
Zerdeçal fibrokistleri eritmez, kistleri yok etmez ve fibrokistik yapıyı düzeltmez. Bazı kişilerde genel inflamasyon algısını destekleyerek rahatsızlık hissini dolaylı etkileyebilir; fakat bu bir tedavi yaklaşımı değildir.
Fibrokistik memede esas olan, hekimin önerdiği takip ve gerektiğinde görüntülemedir. Zerdeçal bu takibin yerini tutmaz.
Zerdeçalın (kurkuminin) hücresel düzeyde araştırıldığı çalışmalar vardır. Ancak bu bulgular, zerdeçalın meme kanserini iyileştirdiği, tedavi ettiği veya kesin olarak önlediği anlamına gelmez.
Meme kanserinde tanı ve tedavi, cerrahi, sistemik tedaviler ve radyoterapi gibi kanıta dayalı tıbbi yaklaşımlarla yürütülür. Zerdeçal ve benzeri ürünler bu tedavilerin yerine geçemez.
Tedavi sürecinde takviye kullanımı düşünülüyorsa, ilaç etkileşimi ve kanama riski gibi nedenlerle mutlaka hekimle görüşülmelidir.
Zerdeçalı kullanmanın en güvenli yolu, günlük beslenme içinde baharat olarak yer vermektir. Takviye (kapsül, damla vb.) formlar daha yüksek dozlar içerebildiği için ayrı değerlendirilmelidir.
Genel beslenme içinde baharat düzeyinde kullanım genellikle yeterlidir. Sürekli yüksek miktarda tüketim önerilmez.
Mide hassasiyeti, reflü ve safra yolu sorunları olanlarda þikâyetler artabilir. Kişisel tolerans dikkate alınmalıdır.
Hayır. Zerdeçalın meme kanserini tedavi ettiğini veya iyileştirdiğini gösteren klinik olarak kanıtlanmış bir veri yoktur.
Hayır. Zerdeçal meme kanserini iyileştirmez. Meme kanserinin tedavisi yalnızca kanıta dayalı tıbbi yöntemlerle yapılır.
Hayır. Zerdeçalın meme kanserini önlediğini kesin olarak gösteren klinik düzeyde kanıt yoktur.